6 Mart 2016 Pazar

Tarihin Acımasız Kalemi // Türk İnsanlık Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

Tarihin Acımasız Kalemi // Türk İnsanlık Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

images (3)
Tarihin Acımasız Kalemi // Türk İnsanlık Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay
Günün birinde bir ülkede halkın tamamı,
Teknoloji, medya terörü ile uyutulmuştu,
Yüreği ve kaleminden söz damlayan,
Bir işsiz vardı, tarihin acımasız kalemi oldu.
Günün birinde bir ülkede öyle bir ihanet yaşandı ki;
Yanlışın peşinden gitmeye alışmış puta satılmışlar,
O çıkarlarına ekonomi diyerek ille de ihanete,
Sözümüz var, vatanı ve milleti böleceğiz diye inat oldular.
Put olan bir tek para değildi, makam, şan, şöhret,
Tarihe kara leke diye yazılmak bile put olmak içindi,
Saray yine put olmuştu o ülkede, ulus olmayı başarmış,
Anadolu hain bir örgütlü ihanetle yine dolmuştu.
Kalem boşaltıyordu sözleriyle kağıtlara hainleri,
Yaptıklarını, yapmak istediklerini, gerçek niyetlerini,
Günah keçisi aranır olmuş, nereye baksalar,
Günah kendileri çıkıyordu, çala kalemleri vardı bunların.
İnsafsızlık akıyordu çala kalemlerin kalemlerinden,
İflas ve israf vardı, insan, haya, merhamet, asalet yoktu,
Yarım asırdan fazladır sabrından en küçük taviz vermeyen,
İnsanlık adına asaletle, cesaretle, sabırla direnen Türkler vardı.
Asil kanını atası Kürşat’tan, asil ruhunu atası Atatürk’den,
Asil duygusunu Mevlana, Akif ve Tevfik Fikret’ten aldı,
Bu acımasız zalimliğin kafasına kendi örümcek ağını geçirerek,
Kırk beş yıllık yaşamı boyunca, bu arı kaleminden aldı…

3 Mart 2016 Perşembe

Bol Put Para, Put Gibi Pot Duruyordu // Türk İnsanlık Devriminin Ütüleyen Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

Bol Put Para, Put Gibi Pot Duruyordu // Türk İnsanlık Devriminin Ütüleyen Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

33m21bn
Bol Put Para, Put Gibi Pot Duruyordu // Türk İnsanlık Devriminin Ütüleyen Mensur Şiirleri // Önder Karaçay
“Yürek acısını yine yüreğinde acıyı dindirecek duygusu olanlar iyileştirebilir.” // Önder Karaçay

“Bol put para çok pot duruyordu
Atom bombası tesirli mensur şiirlerle,
Kırışıklıkları düzeltildi, düzgün olmak niyeti değildi,
……ve yıkıldı! …
Atom bombası atanlar kimdi?
Hiroşimaya insanı bomba ile yıkanlar,
Yıkıldı şimdi bu zalimler, bomba tesirliydi şiirler.
Güven ruh gibiydi,
Kaybettiği bedene dönmeyen,
Türkler dost görünümlü kaç düşman düşürdü?
Mahşer tufanında hem canlı, hem de ölüydü! …
İnsanların iyi olduğunu zannettiği zihniyeti çürüttük,
Çağı değiştirerek bol para ihanetinin pot duruyordu putu,
Bir evde yakalanmamış mıydı? Put paralar ile doluydu kutu! …
Sözlerimizin havaya uçacağını sananlar iyice havalandı egolarıyla,
İstibdat aşığı padişahı da sonunda taklit etmek zorunda kaldı,
Kanun tanımıyorum, ülkede biraz karışabilir dedi,
Şahsi müstevli niyet öz olmayınca, sözü de havada kalıyordu…
Çabuk ateşlenenler, ateşin çabuk çıkacağını sananlardı,
İhanetin kinci hinine karışır mı? Hiç asil kana ve ruha sahip Türkler,
Yaratan İslam ve İnsanlık bayrağını yine vermişti,
Sonsuzluğa kadar dönmüştü ibre insanlığa! …
Sürekli iyi insan, sürekli kötü insan diye bir gerçeklik yoktur,
Niyetine göre iyi, niyeti değişince kişiye göre kötü,
Kötüye göre iyi insanda kötüydü…
Yaşananlara bakılırsa bütün suç iyi insanların kötü olmamaları tek suçuydu! …
Hayat insana çağ değiştirecek bir sahne sunmuşsa,
Lanetli birkaç oyuncunun perde arkasında saklandığını göremeyenler,
Sahnede rolü değiştiren iyiye kızmayı tercih ederler.
Doğru yapanı yanlış, yanlış yapanı doğru anlar,
İş işten geçtikten sonra uyanırlar.
Oysa o lanetli zihniyet savaşını sahnede rolü değiştiren,
Ve azda olsa destekçisi kahramanlardır doğru budur diyen,
O gün karşı çıkanların zaferden sonra sesi çok çıkar,
Bizde oradaydık derler, yalnız karşı olduklarını da utanmadan gizlerler! …”

Osmanlı ve Padişahlar Batı Tefeciliği İle Bitti. Atatürk’ün Devletçilik İlkesi ve Milli Üretim Ekonomisi Tefeciliği Yok Etmek İçindi

Osmanlı ve Padişahlar Batı Tefeciliği İle Bitti. Atatürk’ün Devletçilik İlkesi ve Milli Üretim Ekonomisi Tefeciliği Yok Etmek İçindi // Türk İnsanlık Devrimi Yazıları // Önder Karaçay

4859_02601101207tefeciler
Osmanlı ve Padişahlar Batı Tefeciliği İle Bitti. Atatürk’ün Devletçilik İlkesi ve Milli Üretim Ekonomisi Tefeciliği Yok Etmek İçindi // Türk İnsanlık Devrimi Yazıları // Önder Karaçay
 
Bugün karşı karşıya olduğumuz gerçeği anlamak ancak tarihi gerçekleri yazarak, öğrenerek ve günümüz ile basiretli bir ahlakla kıyaslayarak anlayabilir doğru bir çıkış bulabiliriz.
 
1950 yılında Demokrat Parti bu tefeci batı zihniyetine Türk askerinin kanını ilk Kore’ya asker göndererek satmıştır.
 
Bugün Türk Mevsimi ile vatanı bölmek ve parçalamak isteyen ihanetlerini itibarlarını yıkarak bitirdiğimiz şer adına devletimiz ve milletimizin duygu ve cebine çöreklenen bu iç mihraklar yetmiş yıldır tefecilik için darbe, tefecilik için kan, tefecilik için terör, tefecilik için reform, tefecilik için medya terörü ve algı değiştirme, tefecilik için gazeteciliği bitirme, tefecilik için televizyonu öldürme, tefecilik için reklam bataklığı, tefecilik için sosyal ağlar, tefecilik için çalışanlarını modern köle görmek, tefecilik için sözde demokrasi söylemleri, tefecilik için Anayasa sanki bunların göreviymiş gibi Tesev şer localarında oyunlar, tefecilik için Soros aklıyla reform ve kriz üreterek sermayeye sermaye katma ve milli ekonomiyi yıkmak, vatanı bölüp parçalamak, vatansızlara vatan üretmekti.
 
Osmanlı sonu da aynı olmuştur. 5 milyon m2 toprak paylaşım savaşı için para putuna satılan padişahlar tarafında Filistin toprağımızda parayla 1948 yılında kurulan ihanet şimdi de genişlemek istiyormuş…Olur…
 
Bunun için askerimiz Irak ve Suriye’de savaşacak, kan akıtacak, şerde toprak sahibi olacak öyle mi?
 
Küresel şirketleri ile doksan yıllık birikimimizi bu şerrin şirketlerine sattılar son on dört yılda. Amaç Başkan ve Anayasa ile son darbeyi vurmaktı.
 
Bu zalimlik ve zorbalıktı. Çünkü halka karşı inanılmaz bir ihanet göz göre göre oynanıyordu.
 
Tamam işi bitirdik bir tek Başkan yani Padişah ve Anayasa değişikliği ile Türlüğü de çıkardılar mı? Burası Türklerin vatanı değil diyeceklerdi.
 
Allah dedi ki; hazırlan. Niyetin, aklın, cesaretin, bilgin, birikimin, özün, sözün Atatürk gibi dahi bir insanın eserine sahip çıkabilecek ve satılmadığın için çık sahneye mahşer tufanında bütün bu hain işbirlikçi satılıkları zalimlik ve zulümleriyle bitir.
 
Yaşanan budur. Üçüncü dünya savaşı paylaşım yapılamadan bitmiştir.
 
Hem dost hem düşman Amerika ile Türk Milletinin bunca hainliğe ve içimizden hain çıkararak kan, savaş, düşman üretmesine son verilmiştir.
 
Hangi çağda yaşıyoruz para putuna vatan kaybedelim?
 
Türkler tarihte tam bağımsız ve özgür olmadan asla yaşamamış ve yaşamayacaklardır.
 
Bu sebeple Allah İslam ve İnsanlık bayrağını son ibret zalimlerin CANLI HELAK olmalarıyla Türklere sonsuzluğa kadar emanet etmiştir.
 
Dünyada bütün ideolojiler bitmiştir. Fitne ve fesat kurumuna dönen siyasi parti zihniyeti çöp olmuştur.
 
Sermaye loca ihaneti ile ihanet bir kez daha çöp olmuştur.
 
Din adına din tüccarlığı çöp olmuştur.
 
Dünyada iki türlü insan vardır ilk insanda olduğu gibi imanlı ve imansız insan.
 
İmanlı insan imansız insan olup olmadığını bilmediği için karışamaz, imansızlık adına da Allah yoktur veya biz Allah tanımıyoruz örtülü niyetiyle artık hiçbir oyun dünyada çeviremez.
 
Mahşer tufanı ve CANLI HELAK ile dünyada son put yıkılmış çağı Türkler Allah’ın verdiği sırla insanlık adına sonsuzluğa kadar değiştirmiştir.
 
İhanetle sağlam insanların tehdidi gibi çürümüş zihniyetin sonudur.
 
Kredi kartını kaldıracağız, bankaları önce kamulaştıracağız, sonra bir müddet üretim bankacılığı yapacağız sonra değişim aracını para dışında puta dönüşmeyen bir sistemle insanlığa yakışan örnek bir sisteme ve milli üretim ekonomisine geçerek tüm kara ve denizlerimizi üretim fabrikasına dönüştürerek herkese işi kendimiz vereceğiz.
 
İhanet içinde olan sermaye ve siyasetin kapısında iş dilenmek hiç bir Türk’e yakışmaz. Kendine yakıştıranlar bundan artık utanç duymalıdırlar.
 
Yabancı tüm faaliyetleri yasaklayacağız. Türkler kendi kendine yetecek bir vatana ve millete sahiptir.
 
Batının bize hem ihtiyacı olup hemde düşmanca faaliyet ve ihanetin sonudur.

2 Mart 2016 Çarşamba

Limanları Yakmadan Akıl ve Vicdan Ne Yapıyordu? // Türk İnsanlık Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay


Limanları Yakmadan Akıl ve Vicdan Ne Yapıyordu? // Türk İnsanlık Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

Sevginin, merhametin olmadığı her karanlık âlem karşısında,
Sabrı bittiğinde gemileri değil, limanları yakacaktı.

Oysa bir insanın gelebileceği en büyük mertebe,
Güvenli bir liman olmaktı.

Dostluk ipekten bir gömlekti,
Üzerinden kayan yürek üşütür,
Sabır ve zaman insan ruhunda savaştı.

Mutlu olmak için suyun karşısına geçmek gerekiyorsa,
Nehrin durmasını bekleyemezdi,
Beklese bile nehir durmazdı!

Kapadı bazı kapıları… Yeni kapılar açacaktı…

İri gövdeli ağaçlar üzerine ikindi serinliğinin gölgesini düşürüyordu,
Evleri yıkık bahçelerin, eylül yorgunluğu boynunu büküyordu,
Bakanın ve bakılanın!

Asmaların loş ışığında bakır renkli salkımlar gizleniyor,
Esnaf el işleri sanatıyla ikindinin davetini seslendiriyordu.

Sonbahar ikindilerinin değişmeyen töreni,
Bir ibadet saygısı gibi sürüyordu.

Gözleri her şarkıda nemlenir,
Gönlünde ateşli bir maceranın çığlığı olduğu söylenirdi.

Bir suzidil gibi nağmenin anılarında,
Gönlünün kırık dökük maceralarını saklıyordu.

Gözler ıslaktı, nemli nemli baktı,
Düşündü gemiler yerine limanları mı yakmalıydı?

Cesur vuslatın yadigârını almıştı bu deniz, bu gemiler, bu liman,
Bakışları şafaktan derlenen bir gül gibi fermandı.

Koca bir çınar göğsünde başlayan bir sancıyla devrilmiş,
Gitmişti koca can, hazzı artık her cefadandı!

Kendi demir attığı ebedi ikametgâhı limandı,
Gemileri ve limanları yakmadı!

Belkide hep üzerinden geçtiğin köprü geleceğe,
Seni taşımayan köprü olduğunu fark etmediğin için,
Yıkmak gereken köprüyü fark etmemiş olduğumuz için,
Bu düşünce bugün yeşerdi.

Bahar geldi, ağaçlar çiçeğe insan yüreğinde,
Doğru fikre tohum verdi.

Türkiye Cumhuriyeti gibi kökü tarihin ilk çıktığı devre bağlı,
Bir insanlık projesini yıkmak isteyen ihanetin,

Acaba neydi derdi?
Yıkılan kim oldu şimdi bir bileydi! ..

Yakmayalım limanları diyerek bir gemi yapan ruhtu,
Limanları yıktıran ihanet yarım asırdan bu yana,
Acaba ne yapıyordu?

İşte bu ihanet Türk Milletini çok yordu,
Atası tarihin derinliklerinden kanını ve ruhunu,
Putu yıksın diye işsiz ve parasız bir Türkü buldu,
Çağırın şimdi bunu Türküsünü, hak yerini buldu! ...
 
Önder Karaçay
 

İyiye Gözünü ve Yüreğinin Kulağını Kapatan Her İnsan Kötüdür // Türk Devrimi Söz, Yazı ve Şiirleri // Önder Karaçay

İyiye Gözünü ve Yüreğinin Kulağını Kapatan Her İnsan Kötüdür // Türk Devrimi Söz, Yazı ve Şiirleri // Önder Karaçay

CF3DRwlWYAASNqF
İyiye Gözünü ve Yüreğinin Kulağını Kapatan Her İnsan Kötüdür // Türk Devrimi Söz, Yazı ve Şiirleri // Önder Karaçay 
Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti Atatürk gibi bir iyi insana, tarihe sahipken, geçmişe, kültüre sahipken; “İyi adamlar hiçbir zaman kötü adamlar kadar ilgi görmez” diyen Breaking Bad bir tek bu topraklarda haklı çıkamaz.
 
Mustafa Kemal Atatürk gibi bir dahiye, bir devrimciye, kendini vatanına ve Türk Milletine feda etmiş bir iyi insana ve evrensel değere sahip bir millet olacaksın, sonrada put para şer derin sermaye ve siyaset ihanetinin peşinde ve oyunlarında adam olacaksın. Eğer bu vahim ihanetin peşinden gitmeye hevesli şeytana uyma konusunda sözde insanımız hala varsa o zaman biz bitmeyi çoktan hak etmişiz demektir.
 
Din adına tüccar, siyaset ihaneti adına tüccar, put para adına tüccarlardan çektiğimiz kadar kimseden çekmedik.
 
Bu kargaları besledik oysun gözümüzü diye mi? Bilinçaltımızı bile tahrip etmeye kalktılar.
 
1923 yılında 624 yıllık bir imparatorluğun ne için tarihe karıştığını bilmeyen gaflet ve delalet tellalı derin tarih ihanetleri o tarihte yapılan devrimin 1950 sonrası tamamen tersi karşı devrim içinde ihanete gırtlaklarına kadar battıklarını artık görmemek ihanettir.
 
İş adamı diyorsunuz, diyoruz..Türk Mevsimi, Bildenberg derin gizli dünya devleti toplantılarına üye vatana ve millete ihanet eden birisinin işini anladık adamlık neresinde bunun?
 
Siyasetten, gazetelerden, televizyonlar beyin yıkamaz ve Türk Mevsimi ile vatansız lanetli fitne ve fesada toprak kazandırmak adına yapılanları görmezden geleceğiz öyle mi?
 
Fitne ve fesat ağlarında sözde toplum mühendisliğini hangi hak ve yetkiyle yaptıkları belli olmayan yabancı ülke destekli Endeavor gibi ihanetleri görmezden geleceğiz öyle mi?
 
Siz bizi Arap Vahhabi zihniyeti mi? Zannettiniz!…
 
Tesev localarında siyaset öğrenen parti genel başkanlarından gelecek mi? Bekleyeceğiz!…
 
Ekmek için Ekmeleddin operasyonlarında gelecek mi? Bekleyeceğiz!.
 
Bir miktar oyumuzu kravatlı terör partisine aktardık diyen ve siyasallaşan terörü destekleyen sözde Atatürk’ün partisinden gelecek mi? Bekleyeceğiz!..
 
Sosyalizm gibi cılkı çıkmış ve bitmiş ideolojilerden partisinin ismini Vatan diye değiştirdi hala işçi sınıfı ve sermaye sınıfı ayrımcılık üreten zihniyetlerden gelecek mi? Bekleyeceğiz!
 
Musalla Taşında adında ülkemiz için kitap yazan ve bir operasyonla bir televizyonun başına gelen, kitabım ve Mahşer Tufanı sonrası Nuh’un Gemisi adında program yaparak kime hizmet ettiği apaçık ortada olan zihniyetlerden gelecek mi? Bekleyeceğiz!
 
TBMM’si kravatlı terörü siyasallaştıranlar ile köşeye sıkışınca da vekil dokunulmazlığını kaldıralım, bakın sistem yürümüyor, mecbursunuz Başkanlık sistemine diye terör partisi gibi reklam tiyatrosuna çevirenlerden gelecek mi? Bekleyeceğiz!..
 
Türk Milletinin aklı ve vicdanıyla alay eden hainlikten gelecek mi? Bekleyeceğiz!
 
Ben gidiyorum ülke karışsın diyen birisinin iyi niyeti olmadığı ve kendini kurtarmak adına aynı % 50’yi evde zor tutuyorum gibi toplumu birbirine kırdırmak isteyen zihniyetlerden gelecek mi? Bekleyeceğiz!..
 
“İyiye gözünü ve yüreğinin kulağını kapatan her insan kötüdür.” // Önder Karaçay
 
 

1 Mart 2016 Salı

Devrim Nedir? Devrim Kelimesinden İnsanlar Neden Korkmaktadır? // Türk Devrimi Söz, Yazı ve Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

Devrim Nedir? Devrim Kelimesinden İnsanlar Neden Korkmaktadır? // Türk Devrimi Söz, Yazı ve Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

zaman-2
Devrim Nedir? Devrim Kelimesinden İnsanlar Neden Korkmaktadır? // Türk Devrimi Söz, Yazı ve Mensur Şiirleri  // Önder Karaçay
 
Devrim bir kişinin cesaretle çıkıp gerçeği yazması, söylemesi ve haykırmasına denir.
 
Devrim bu cesaretin ve gerçeğe olan inanın zamanla çoğalmasıyla ve yaşananların insanları bunaltması sonucu karşısına konulabilecek o gün ki şartlarda başka bir gerçek olmadığı için gerçekleşir.
 
Türk insanlık devrimi insanlığın son ve tek örnek devrimi olarak Atatürk adına 1923 yılında kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile İslam bayrağının ve insanlığın bayrağının ilahi kudret tarafından mahşer tufanı canlı helak yaşanma sebebi insanın çıkarı için adaleti öldürmesi ve bütün sistemleri beşeri düzende kilitlenmesinden kaynaklanmaktadır.
 
Fitne ve fesat başka ağlarda paralı askerlerine darbe, idam gibi anlamsız seçenekleri tartıştırmaktadır.
 
Oysa bunun çaresini koyduk ortaya. Canlı helak belirtileri olarak yazdım.
 
İlahi adalet Türk İnsanlık Devrimini neden devam ettirmek istedi?
 
Bunun çok açık sebebi; Kerbela olayı sonrası fitne ve fesat lanetlilerin en çok silah, düşman, savaş ve kan akma karışıklıklarını Türk Milletine savaş açmak amacıyla oynadığı oyunlar sonucu kendi tuzağına kapanı ile düşmesi ve Türk Milletinin hiçbir oyuna gelmemesi, insanlıktan asla vazgeçmemesi birde Türk Milletini yetmiş yıldır kandıran, sermaye+siyaset+din adına Karun+Firavun+Haman üçlüsünün bir arada zulmünü yaşadığı için ve bitişi hak etmediği için bitmesi gerekenin fitne ve fesat olması gerektiği için bu ilahi sır bir tufanla hem adaleti sağladı, hem insanlığın sonsuzluğa giderken örnek ve yarım kalan projeyi tamamlama fırsatı verdi. Hemde bu zulmü yaşatan her devlet, kurum ve kişinin sonunu öldürmeden yaşattığını yaşasın diye getirdi.
 
Toplumu din adına cami, tarikat, cemaat gibi tuzaklarda, sermaye adına vakıf, dernek ve üniversite gibi localarda, siyaset adına siyasi parti üyelerini lanetli localara üye yaparak bozdular.
 
İnsanlık devrimi ile insan ıslahına başlayacağız. Önce fitne ve fesat yükünü bu toprakların boşaltması gerekir.
 
Susmak kadar susmamakta haktır. Her susmak edebinden susmak anlamına gelmediği gibi bazı susmak en büyük cevaptır. Bazı susmamak adına haykırmak yöntemi itibariyle fark üretmişse çok büyük cevap ve hepsi devrimdir.
 
Susturmak veya susturulmuş olmakta bir devrimdir.
 
Devrim bir günde olmaz. Olgunlaşması yıllar alır.
 
1950’de başladı aslında bu devrim.
 
12 Eylül 1980 tarihinde bize karşı kanlı savaşa dönüştü.
 
28 Şubatta şer gömleği değişikliği son darbe adına sivil darbe olarak Türk Milletine karşı zalimlik yapıldı.
 
Yapanlar Türk Mevsimi ihanetini işleyen işbirlikçi derin sermaye devleti ve siyasettir.
 
Yine para, yine çıkar, yine halktan habersiz ve kandırarak gerçekleşmiştir.
 
Benim hayatın verdiği rolle sahneye çıkıp yazdığım kitapla ve sırrım için Allah’ın verdiği güçle rolleri değiştirmem devrimdir.
 
Macun tüpten boşalmıştır yazdıklarımla geri dolması asla mümkün değildir.
 
Bahar Türk Milleti adına Türkiye Cumhuriyeti çınarı ağacının dallarına devrim tohumunu olgunlaştırmış ve halkın çaresizliği için imdada son anda yetişmiştir.
 
Bakın suçlular iki aydır sinmiş ve başka niyetler peşindedirler.
 
Türk Milleti bu devrimle 1929 buhranı sonrasında olduğu gibi dünyada en büyük fırsatı yakalayan millet ve devlet olacak 2023 yılında Çin / Anadolu arasında TÜRK BİRLİĞİ kurulacaktır.
Devrim kelimesinden insanımızın korkma sebebi 1950 sonrası fikir ve eylem birliğinin yok edilerek Türk fikrinin paraya satılarak devrişilmesi sonucu insanımızın eylem umudunu yitirmesidir.
2013 yılı Haziran ayında gençlerin büyüklere verdiği dersle 10 milyon insanı eyleme katarak tencere / tava aynı hava dedirtmiş ve yine vekil asile kurşun sıkarak dünyada bir kötü ibret adına bela daha yaşanmıştır.
Berkin Elvan bu konuda sadece cenaze töreninde bile topladığı insanla o yaşta bu çağ dışı büyüklerin kan sevdasına en büyük derdi vermiştir.
Berkin // Türk Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay
14 yaşında vuruldu,
15 yaşına hastanede can çekişirken girdi,
16 kiloya düştüğünde rakamları sıraya zulüm gibi dizdi de şehit oldu.
Berkin gibi Abdullah gibi cömertler vardı zulmün karşısında.
Ellerinde şimdi kan kaldı,
Vekil asile kurşun sıktı,
Dünyanın neresinde böyle bir zulüm vardı?
İlahi adalette de mahşer tufanı ve canlı helak olmak vardı.
Türk Milletine, İslam alemine ve insanlığa Türk İnsanlık Devrimi hayırlı olsun…
Dünyada zalimler helak olduğu için zulüm son buldu.
Bir zalimlik ve zulüm yine dahi ve büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk fikri ve ruhu ile kendine hep bana hep bana diye diye rabbena dedirtti.
Önder Karaçay

Fitne ve Fesat, Mahşer Tufanı, Canlı Helak İbreti ve Kur’an-ı Kerim Bu Konuda Ne Diyor, Gerçekleri ve Yaşanacakları Okuyacaksınız.

Ülkede Ne Çok İdam Meraklısı Var? Fitne ve Fesat, Mahşer Tufanı, Canlı Helak İbreti ve Kur’an-ı Kerim Bu Konuda Ne Diyor, Gerçekleri ve Yaşanacakları Okuyacaksınız. // Türk Devrimi Yazıları // Önder Karaçay

zaman-unutturmaz-uyusturur-442
Ülkede Ne Çok İdam Meraklısı Var? Fitne ve Fesat, Mahşer Tufanı, Canlı Helak İbreti ve Kur’an-ı Kerim Bu Konuda Ne Diyor, Gerçekleri ve Yaşanacakları Okuyacaksınız. // Türk Devrimi Yazıları // Önder Karaçay
İdam karşı idamlar yaşatır.
Menderes ve iki bakan idamı rövanş getirmiş, Deniz Gezmiş ve iki fidanı dalından, hayattan koparmıştı vicdansız insan adaletiyle. Bu çözüm mü?
Kesinlikle doğru değil.
İmanı olan anlasın artık. Allah mahşer tufanı ile zalimleri tüm dünyada canlı helak ederek Firavun sonrası son ibreti yaşattı. İsteseydi öldürürdü.
Yaşattıklarını yaşasınlar diye.
İnsanın adaleti adil olmadığı için dünya ve insanlık bu vaziyettedir.
İdam zalimlerin düşüncesidir.
Ve örgütlü suçu birine atma ihanetidir.
Yanlıştır.
Akıl, vicdan, cesaret, iman, ve milli duygu ile birlik ve beraberlikle zalimleri, hainleri vatanımızdan temizleyeceğiz ve adaletin ölmeyeceği insanlık devrimini yapacağız.
Bu idamla çözülmez, darbe ile çözülmez.
Akıllı olun.
Güçlü olan Türk Milletidir.
Türk Milleti çözer.
Çözümün tek ve en adil adresidir.
Kur’an Bakara 179. Ayet Meali;
‘’Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki (bu hükme uyarak) korunursunuz.’’
Zalimlerin kısas cezasını mahşer tufanı ve canlı helak ile beşeri adaleti öldüren insanlık yüzünden, akıl, vicdan, cesaret, iman ve güzel duygularını kaybetmemiş dünyada çok insan olması dolayısıyla bir işsiz Türk gencine verdiği sırla cezayı ilahi kudret kesti.
Kısas yaşattıkları kendileri yaşamaya başladılar ve cezasını çekiyorlar.
Unutmayı zalimlerin zulmü bittikleri zaman artar.
Yetmiş yıl dayandık bu zulme bir kaç yıl daha dayanmamız lazım.
Enkaz ve canlı ölü çok. Bu cenaze idamla kalkmaz.
Kur’an Maide Suresi 33. Ayet Meali derki;
Elmalılı Hamdi Yazır: Fakat Allah’a ve Resulüne harb etmeğe kalkışan ve yer yüzünde fesada çalışanların cezası, taktil olunmalarından veya asılmalarından veya ellerinin ayaklarının çapraz kesilmesinden veya bulundukları yerden nefyedilmelerinden başka bir şey olmaz. Bu onlara dünyada çekecekleri bir zillettir. Âhırette ise kendilerine azîm bir azâb vardır.
Nefyedilmeleri şu anlama gelmektedir. Fitne ve fesat çıkaranların fitne ve fesat çıkardıkları toprakları o toplumun huzuru için terk etmelerinin sağlanması gerekir.
Bugün yaşanan mahşer tufanı ve canlı helak ibret faturası ancak bu yöntemle çektirdikleri kadar çekmeleri için yaşamalarına insanlık imkan tanımalıdır.
Nuh peygamber iyilik adına 950 yıl yaşadı. Nuh tufanını yaşatan ve Allah’ın seçtiği bir peygamberdi.
Nuh tufanı kopan İstanbul boğazının bulunduğu Türkiye Cumhuriyetinde insanlığın son ibreti yine aynı yerde kopma sebebi kötülük adına yaşattıklarını yaşamaları adına belki de sırrını Allah’ın bildiği 950 yıldan daha uzun yaşayan zalimler olacak.
Her ölen birisini gördüklerinde keşke ben ölseydim diyecekler ve ölmek ne zaman kendilerine gelecek bekleyerek zaman geçmeyecek onlara her yedikleri hak için yutkunma sayısı rekor kıracak.
Allah’a inancı olmayan ve Allah yok diyen bu fitne ve fesat üreticileri kendilerini Allah yerine aynı Firavun gibi koymaya kalktıkları için ve insanlığın en büyük zulmünü Kerbela olayından sonra Türk Milleti ve vatanında yaşattıkları için mahşer tufanı Anadolu’da, Nuh tufanı koptuğu yerde yaşandı.
Bir asır önceden hazırlıkları başlayan ve özellikle İslam ülkelerinde Müslümanlara İsa Mesih Deccal dünyaya geri dönecek diye Hazreti Muhammed’in (ona selam olsun) son peygamber olmadığını ve din dışı Müslümanlara inanç tarikat, cemaat, Kur’an kursu gibi beyin yıkama operasyonları, Ilımlı İslam projesi, 11 Eylül niyeti ve suçu Müslümanlara atarak 12 Eylül 1980’de başlayan üçüncü dünya paylaşım savaşında son darbeyi vurarak dünyada parayla ikinci çakma devlet kurarak toprak genişletme ihaneti de tarihe karışmıştır.
Fitne ve fesat çıkaranları İslam dini ve Kur’an lanetlemiştir.
Lanetlenenlerin bu sebeple vatanları yoktur.
Onlar para putuna taparlar ve insanları şeytanlaştırarak kendilerine Allah olarak gördükleri için dünyadaki her insanı kendileri kul, köle veya başka dolaylı yollarla hizmetçi görürler.
Allah bu sebeple fitne ve fesat ile toplumları karıştıran her zalimi lanetlemiş ve helak etmiştir.
Halbuki Kur’an-ı kerimde, fitne kötülenmektedir. Birkaç âyet-i kerime meali şöyledir:
(Onlar öyle sapıklar ki, yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar.)[Bekara 27]
(Onlara; “Yeryüzünde fitne fesat çıkarmayın” dendiği zaman,
“Biz ancak ıslah edicileriz” derler.) [Bekara 11]

(Fitne çıkarmak adam öldürmekten daha kötüdür.)
 [Bekara 217]
(Kalblerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak için, âyetleri kendilerine göre yorumlar.) [Al-i imran 7]

(Onlar fitne çıkarmak için can atarlar.) 
[Nisa 91]
(Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar; Allah ise bozguncuları sevmez.)[Maide 64]
(Fitneden sakının.) [Enfal 25]

(Yeryüzünde fitne fesat çıkaranlara lanet olsun.)
 [Rad 25]
İşte bu lanet yeryüzüne insanlığı silah, düşman, savaş ve kan akıtarak ganimet ile azanların lanetlendiği mahşer tufanı ile canlı helak faturası ibreti bu lanetlilerin eline geçen ne kadar maddi imkan varsa hepsinin uçması sonucu ibret daha net anlaşılacaktır.
İnsan çok unutkan bir canlıdır. Yalnız zaman yaratandır. Yaratan unutturmaz.
Unutmak isteyen ve sinsi niyetlerle unutturmaya çalışarak varlığını sürdürmek isteyen zalimler unutmak isteyen imanı kamil olmayanları zaman uyuşturur.
Uyuşan zamanla ne zaman çözülür veya çözülse bile ne işe yarar…Düşünün…
İslam ve insanlık adına, büyük Önder Atatürk ruhu;
Önder Karaçay