20 Nisan 2016 Çarşamba

Anlayabilseydik // Zor Günlerin Şiirleri // Önder Karaçay

Anlayabilseydik // Zor Günlerin Şiirleri // Önder Karaçay

insan
Anlayabilseydik // Zor Günlerin Şiirleri // Önder Karaçay
“İblise yaren olmuş insana ne söylersen söyle o yine lafı işine geldiği yerinden anlar.” // Önder Karaçay

Kepçe kazanın tadını alırdı, tat alabilmeyi bilseydi,
Bir dakika bile yeterliydi dil yediğinin tadına vardığı gibi;
Birbirimizi yemenin tadı olmadığını,
Anlayabilseydik!
Ne sende lezzet kaldı, ne bende ne de onda;
Ne başkalarının yanılgıları, hataları, suçları,
Unutkanlıkları ne de niyetleri bizi ilgilendirirdi,
İnsanın tek ilgisinin kendi noksanlıklarının olduğunu;
Anlayabilseydik!
Oysa dil ile kırmazdık bir birimizi,
Sözün zehrini dile akıtmasaydık!
Bir birimizi anlamadığımız yetmediği gibi,
Haddimizi bilmeden önümüzü gelene dil uzatmamayı,
Anlayabilseydik!
Önder Karaçay
Mobbing Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı

19 Nisan 2016 Salı

Değişim Devrim Demektir // Hayat ve İnsan // Önder Karaçay

Değişim Devrim Demektir // Hayat ve İnsan // Önder Karaçay

degisim
Değişim Devrim Demektir // Hayat ve İnsan // Önder Karaçay

“Hayatta yanlışlar her zaman çoğunluğun tarafında toplanır.” // Önder Karaçay
Devrimcilik Atatürk’ün en önemli ilkelerinden biridir.
Hayatta değişimleri cesaretle adım atanlar gerçekleştirir. Mustafa Kemal Atatürk bizim için en önemli rol modeldir. Onun bir Mustafa Kemal rol modeli bile yokken bunu başardı.
Büyük değişimler bir günde değil adım adım bir sürece yayılarak gerçekleşir.
Bunu ancak farklı düşünen, cesur ve korkak olmayanlar yapabilirler.
İnsanlığın bütün değişimleri sancılı ve buhran dönemlerinde gerçekleşmiştir.
Değişiminden en çok korkulan neyse en çok ihtiyacı olan değişim odur.
İnsanların çoğu değişimleri yüreğinde bir uhde olarak tutarlar.
Oysa uhde olarak tutacaklarına çıkıp söyleseler, yazsalar, talep etseler gerçekleşir.
Bunalım ve sancılı dönemlerin gebe olduğu doğumlar devrimle veya değişimle sonuçlanır.
Değişimi ancak haklı, adil, insancıl, gerçekçi, hayati konuların takipçisi ve gerçekleşmesi için katalizör rolü oynayanlar başarırlar.
Tarihte o katalizör olanlar yazar.
Kendini düşünce ve davranış şeklini değiştiremeyenler başkalarının değişmesini beklerler. Oysa insan değişmez, değişmesi gereken düşünceler, yaşananlar ve şartlardır.
İnsan önce kendi fikir, davranış yanlışlarını düzeltmekle yola çıkarsa eninde sonunda anlaşılır ve diğerleri de kendilerini değiştirmek zorunda örnek buldukları için değişmek zorunda kalırlar.
Ben ne yaptım ya da yapmadım da hayatımda istemediğim gelişmeler oldu sorusunu kendine sormayanlar seyrederler ve beklerler.
Onlar hayatın sahnesine hiçbir zaman çıkamazlar ve seyirci olmaktan kurtulamazlar. Çünkü sürekli seyirci olmayı tercih etmişlerdir.
Seyirci olmaktan kendinizi kurtaramazsanız, sizleri birileri kendine seyirci yapmayı mutlaka başarır.
Bir yola çıkarken önce kendine uğrayıp kendini almayanlar başkalarının yolunda kendilerini helak ederler.
İnsanlığı giden bütün yollar insanın kendi yüreğinde kavşak bulur. Oradan geçmeyenler insanlığa ulaşamazlar.
Kendine dönmek bencillik adına değil beni aşmak için olmalıdır.
Ve hayatta insanı en çok üzen yarım kalan bir işini başkalarının tamamlamış olmasıdır. Çünkü kendi tamamlamak istediğinin tam tersinde tamamlandığında en çok kendine kızmak zorunda kalır.
O zaman kendinize gelecekte kızmamak için bugünden harekete geçmelisiniz.
Çağ değişiyor, insanlığın en ibret noktasında yaşıyoruz. Buna kayıtsız kalmak nasıl bir garabet olarak anılacak gelecekte.
Bende bunu yaptım diyebilmek için bugün bir şeyler yapmak gerekmez mi?
O zaman herkes kendisiyle bugün bir konuşsun.
Değişimler anlatıldığı ve yazıldığı gibi değildir.
Arkasında durmak gerekir. Eleştirmek en kolay iştir. Hepimiz yıllardır yapıyoruz ne işe yaradı. Yine de istemediğimiz olduysa yanlış yapıyoruz demektir.
O zaman yanlışımızın ne olduğunu kendimizden başlayarak bulmak zorundayız.
Değişimin olması için ilerlemek gerekir bu da ancak size bağlıdır.
Önder Karaçay
Mobbing Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı

18 Nisan 2016 Pazartesi

Münzevi // Hayat ve İnsan // Önder Karaçay

Münzevi // Hayat ve İnsan // Önder Karaçay

So7AIwMyRUVvs7ad1luoyg
Münzevi // Hayat ve İnsan // Önder Karaçay

“Kendini başkalarının aynasında görmek istemeyenler münzevi bir kaçış ile başkalarından değil kendilerinden kaçarlar.” // Önder Karaçay
Fütursuzca konuşan gözleri vardı,
Derinlerde büyük bir kıvılcım yakardı,
Görmüş geçirmiş olmasına rağmen yine de bakardı.
Ununu eleyip duvara asmış demelerine bakmayın,
Hırslarından arınıp arınamayan bir insanın gözlerine bakın yeterliydi.
Mutsuz bir münzeviydi,
İnsanlardan acaba kaçma sebebi neydi?
Yüreğini ağzında taşırdı,
Bu alemde rüyada dolaşır gibi dolaşırdı.
Başı bağlı değildi,
Çoluk çocuk var mıydı?
O da belli değildi.
Gözlerine nedeni belirsiz bir bakış çökmüştü,
Belki ki çocukluğundan beri çocuklarla büyümemişti.
Yutkundu!
Şairlerin şiirleri de reçete gibiydi,
Acaba bu reçete hangi derdin ilacıydı?
Cümleler ahret sorusu dibi değildi.
Hayatta bir tek aşk ayrımları geçersiz kılardı,
O da bu gözlerde vardı.
Vaktinden evvel ağaran, sakalına, saçlarına,
Tutuşmuş beyaz bir aleve dokunur gibi eli değdi,
Yüreği bir davul gibi güm güm atıyor olmalı ki;
Birden olduğu yere eğildi, yığıldı ve kaldı.
….sonrası sonsuza kadar inzivaya çekildi.
Önder Karaçay
Mobbing Bank Türk Fırtınası Sır Kitabım Yazarı

Şah Mat // Hayat ve İnsan // Önder Karaçay

Şah Mat // Hayat ve İnsan // Önder Karaçay

Sah-mat
Şah Mat // Hayat ve İnsan // Önder Karaçay
“Başka biri olduğu halde niyetini saklayarak başka biri olmaya çalışarak hayattan rol çalanlar kendini harcarlar.” // Önder Karaçay
İnsan nefsi uzun yaşamak ister,
Hayatta ne isterse insan, hep çok ister,
Kötülüğün farkında olmadan tuzağına düşenler,
Farkında olanlar gibi kötülük mü ister?
İyiyi aramak, bulmak, yaymak, yapmak ve anlatmak adına,
İyi, güzel, ahlaklı ve insan gibi yaşamak adına,
İyiyi yeni insanlar taşımak ve tanışmak yeni yerlere taşınmak ister?
Özlediğimiz insanın ismini anmak bile içimizi dağlar,
Sevdiğimiz insanlar yanımızda ise nerede olduğumuzun ne önemi var,
Doğduğumuz topraklar doymak adına olmuşsa diyar,
Toprağın aşkı yüreğimizde bekleyen bir yar.
Hayatın herkese verdiği sahnesi,
Bir satranç tahtası kadar dar,
Haliyle hamlesi de o kadar.
Kendimizi yenilgiye sürükleyene kadar,
Sürüklenir piyonlar, diğer taşlar ve atlar,
İnsan bazı hamleleri kazanmak için yapsa da,
Oyunun akışını karşı tarafın hamleleri belirler,
O hamleler oyunu tersine çevirse bile,
Yenilen kendine göre doğru yapar.
Haddini bilen yenilgiden hisse kapar!
Kötü niyetlerinin esiri zalim ruhlular,
İnsanlara hayatı zehir edenler,
Yaratanla zıtlaşmak mı isterler,
Fitne, fesat ve hased çıkarmaktan geri durmazlar.
Hele birde dünyevi güçleri ele geçirmişlerse,
Kendilerini dünyanın ve tüm insanların sahibi sanırlar.
Ummadığı yerden darbe alan, niyeti kötü olan korkaklar,
Eninde sonunda hayatın satranç tahtasında şah mat olurlar.
Hayatın kazananı yok, geçici emanetlerdir insanı kandıran,
İnsana dünya; kazandığını zanneden içinde, kaybettiğini zanneden içinde dar,
Hanın diğer kapısı açıldığında göç başlar,
Gözü doymayan açlıktan, yaşayanlar ibret alsınlar diye!
Gömülürken gözüne toprak dökülenin,
Gözüne toprak döküldüğünü gözü ile görmemesi çok manidar.
Heyhat çeker geride kalanlar, gözü doymadı,
Öteki tarafta da yer çok dar!
Birde kendi getirdiği çok yakıcı bir ateş var,
Hayatın vadesi şah ve mat demek kadar.
Önder Karaçay
Mobbing Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı

Kullan At Çürümüşlüğü // Zor Günlerin Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

Kullan At Çürümüşlüğü // Zor Günlerin Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

issizlik
Kullan At Çürümüşlüğü // Zor Günlerin Mensur Şiirleri // Önder Karaçay 
“İnsanlık adına her devirde zalimleri çıldırtan bir kaç cesur mutlaka çıkmış ve zulmün yönünü ilk çıktığı adrese geri çevirmiştir.” // Önder Karaçay
Çağımızın bir diğer vebası, endişedir.
Endişenin gerçek sebebiyse;
Rekabette rakibi alt etme içgüdüsünün,
Yaşama yansıttığı kendine güvensizliğin,
Yalnızlığın kıyısına vurarak kaybetme korkusudur.
Endişenin gizli sebebi saklanan niyettir.
Başkalarını alt etmek için,
Bu veba virüsü insanlara çeşitli yollarla bulaştırılması gereken,
Başarının tek yolu olarak öğretilmiştir.
Para işte bu noktada devreye girmiştir,
Üretilenler parayı çoklamak ve çabuk tüketilip tekrar yenisi alınması içindir.
Kullan at zihniyetine uygun, üretilip tüketilmelidir.
İnsan ‘kullan at’ kültürü için zamanla,
Kendi de kullanılan ve atılan bir araç olmuştur.
Bunun farkına ne üzücüdür ki; çok az insan varmıştır.
Fark edenlerin de çok azı, bir mücadeleye girebilmiştir.
Kendimi kullandırmam egosu, kullanır atarım egosuna yenilmiştir.
Zararlı ego, yararlı egoya karşı şimdilik kazanmış gözükmektedir.
Karşısındakini alt etmek için, ahlaka uygun olmayan yöntemlerle,
İlkesiz kurumsal yapılara her yol mubah olmuştur.
İlkesiz duygusuzluk rekabetçiliğin, ilkesidir günümüz insanı için,
Kullanılıp atılmayı aslında, kendisi kabul etmiştir.
Çünkü insana akıl sorgulamak için, verilmiş olmasına rağmen,
İnsanın bu mucize yeteneği,
Sistemli bir zihniyetle iğdiş edilmesine insanın kendisi izin vermiştir.
O insanlar artık şirkin koyduğu kurallarla sadece nefes alacak kadar yaşayan,
Yaşamayı da nefes alacak kadar zannedenlerdir.
Şirkin amacı değişmesi gerektiğinde,
Kullanılanların atılması devri gelmiştir,
Her değişim başka bir sömürü ve başka kullanılacakları bulmak içindir.
Her bahane en geçerli doğrudur onlara göre,
Çağın egemen kültürü sadece nesneler için değil,
İnsanı da bir nesne olarak görmek içindir.
Oysa atalarımız su geçerken at değiştirilmez derler,
Su geçerken at değiştirenlerin ataları da bizden değildir.
İnsanlık bu zalimliğe katlananları daha çok görmüş olmasına rağmen,
Katlanmam diyenleri de görmüş ve tarih katlanmayanları not etmiştir.
Ne ilginçtir ki kullanıp atanlara karşı, kullanılıp atılanları,
Kullanılıp atılmam diyen birkaç cesur kurtarmıştır.
Kullan at çürümüşlüğü mücadelesini birileri,
Sonuna kadar götürmüştür.
Yaşamak bir diğerini alt etmek ve onu ele geçirmekten ibaret olmuş,
Yaşam savaşını kötüler kazanırsa dünyada zulüm başlamıştır,
İyiler kazanmışsa yine kötü niyetlerin yeni hazırlığı başlamıştır,
Dünya kötülerin ve kötülüğün mekânı, iyiler kötülere sürekli yem olmuştur.
Önder Karaçay
 Mobbing Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı

Ağıt Toplumu // Türk İnsanlık Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

Ağıt Toplumu // Türk İnsanlık Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay

tumblr_nxz9cen1An1rh9ffao1_1280
Ağıt Toplumu // Türk İnsanlık Devrimi Mensur Şiirleri // Önder Karaçay
“Bir gün gelecek bu ülkede herkes yine Atatürk ilke ve devrimlerinin etrafında birleşmek zorunda kalacak! ” // Önder Karaçay
Analar ağlamasın diye terörü muhatap alanlar şimdi anaları ağlatıyorlar…Analar ağıt yakıyor, bu zulmü yaşatanlar bakıyor…
Aklını ve vicdanını kullanmayan toplumlar,
Ağıt toplumu olurlar ve yasları hiç bitmez.
Türk devrimine karşı olanlar,
1950 yılında para putuna satılarak başlattılar,
Bu ağıt yakma günlerini…
O yıldan bu yana canımız yanıyor,
Yüreğimiz yanıyor, ciğerimiz yanıyor.
İhanet içine düşmüşler kanıyor,
İnsan olanın, suçsuz olanın yüreği kanıyor.
Bugün bu ihanet adeta tavan yapmış durumda,
Bu zihniyetin paçavra gazetelerinde köşe tutanlar,
Terörle yaşamaya alışmak zorundayız derken,
Burası bir orta doğu ülkesi olacak demek istiyorlar.
Ya başkanlık, ya kaos diyenler üretiyor,
Bu kan döken eylemleri…Kim bunlar?
On dört yıldır varımızı, yoğumuzu satarak,
Bizi küresel şer merkezli şirket ve iç işbirlikçilerine,
Müşteri yapanların amacıdır bu yapılanlar.
Aklını, vicdanını, cesaretini, imanını ve milli duygusunu,
Kaybetmiş, para putuna ve çıkara satılanlar,
Ülkemizin bir ağıt ve yas toplumu olmasına ortak olanlardır.
Ağıtlar her gün bizleri daha fazla birleştiriyor,
Ve gerçek hainliğin, ihanetin adresini ortaya koyuyor.
Kendini Ensar sananlar, mülteci pazarlarında,
İnsan alıp insan satar gibi mülteci pazarlığına durmuşlar,
O mültecilerden önce onların sayısı kadar ülkede işsiz varken,
İşsiz bırakırken, gözünü kapatanlar şimdi buna da kapatırlar.
Furkan der ki; aklını ve vicdanını kullanmayan her toplumun,
Başına pislik yağar, yağan budur.
İnsanı kul ve köle gören zihniyete karşı çıkmayan,
Hatta çıkarı için destek olan her işbirlikçi bu pisliğin,
Yağması adına suçludur, haksızdır, yanlıştır,
Şahsi çıkarı adına adına susanlar da dilsiz şeytandır.
Bizim devletimizin kişiliğini rencide edenler,
Bizim kişiliğimizi rencide etmiş durumdalar,
Bu kişiliksizliğe karşı biz kişiliksiz olamayız.
Bekle sıra sana da gelecek,
İllede canın yanması gerekiyor uyanman için,
Uyu, uyutana tap, çıkarına bir gün lanet olsun diye,
Ağıt yaktığında sende ortak olacaksın bu ağıda,
O zaman seni bu ağıt içine alabilecek mi?
Önder Karaçay
Mobbing Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı

Milli Feveranlar // Zulüm ve İnsanlık // Önder Karaçay

Milli Feveranlar // Zulüm ve İnsanlık // Önder Karaçay

588b8054-ff3f-4b89-b5e3-36482dcc1162
Milli Feveranlar // Zulüm ve İnsanlık // Önder Karaçay
“Özgürlüğünü kaybetmiş zulme teslim olan köleler kendilerini çalkantılı ve girdaplı sularda debelenerek özgürlüğe kavuşmak yerine teslimiyet bayrağını çektikleri limanları severler. Asil kan taşıyan bir Türk teslim olmuş köleliği asla kabul etmez, ya özgür yaşamaya devam eder, ya da özgürlüğünü geri alana kadar mücadele eder. Geri alamazsa ölümü gönüllü seçer. Mücadelesi ölüm için değil, özgür yaşamak içindir. İnsana ve insanlığa yakışan da budur.” // Önder Karaçay
Yüreğimizi dünyanın üzerine serdiğimiz günden bugüne,
Mahşer tufanı sonrası bir haller olduğu,
Batının teknoloji illetine…
Yüreğimi sererek başlattım yürek meydanında gönül kongresini,
Yüreğine hiç çıkmamış olanlar bu meydanı ne bilir?
Yüreğimizi serdik dünyanın üzerine,
Tamamını kapladı, yüreğini alan geldi,
Yürek meydanı dolmak bilmiyor,
Arama motorları yazdıklarımı siliyor…
Sosyal ağlar yürekli insanlara ulaşmama engel olacağını sanıyor.
Nedir korkunuz sizin?
Adımız Türk ve ahdimizdir bizim,
Size korku gibi gelebilir, bize hazinedir Türklüğümüz bizim.
Zulmünüz yaşasın diye, zalimliğinize zarar gelmesin diye,
Yapmadığınız kalmadı, bu ikiyüzlülük çok yakıştı şimdi size!
Kendinize karşı saygıya gelince adab-ı muaşeret istersiniz,
Siz başkalarına göstermeye gelince neden yan çizersiniz?
Neden anlamak istemiyorsunuz?
Atatürk’ün ruhu ilahi bir sırla geri döndü,
Şiir, gemi, kitap, deniz, mahşer, tufan nasıl bir sırdı?
İmtihan iman kadar büyük olunca,
Puta tapanlara haliyle olan oldu.
Zulmünüzün karşılığında size düşen paydı cehennem,
Yaşattığınızı yaşamanız için dünyaya döndü,
Solmuş yüzünüz, atmış betiniz benziniz,
Anlayın artık yıldızınız dünyada söndü,
Devran Türklere yine döndü,
Çünkü insanlık bize tek yöndü…
Biliyoruz buna hazırlıksız yakalandınız,
Cevapsız kaldınız, ilahi sırrı siz ne sandınız?
Korkutuyor değil mi? Bu sorular sizi..
Zalimliğe soyunduğunuzda, kirli işlere bulaştığınızda,
Vatana ve millete ihanet etmek işine iştahla giriştiğinizde,
Aklınıza ne oldu? Vicdanınız neredeydi?
Değil Atatürk, değil Atatürk’ün askerlerini,
Ömrünü nöbetle geçiren sırrı,
Tarihte Türkün adını kim silebildi?
Mahşer tufanı ile insanlığın bayrağını göklere çekerek,
Sonsuzluğun ismi yine Türkler oldu.
Çekilin artık yolumuzdan,
Bu kasvetengiz tünelin sonuna geldik,
Hasret bitsin, çekilin yolumuzdan,
Siz zulmünüzün cezasını çekerken,
Biz insanlığımızı dünyaya yayacağız,
Çekilin yolumuzdan!
Bir tek insanlığa karşı olduğunuzu,
Söylemediğiniz kaldı, onu da söyleyin bitsin bu zulüm,
Bizi silmeye ne çalışıyorsunuz? Silebilir misiniz?
Biz yüreğimizi hiçbir arama motoruna, ağa, teknolojiye değişir miyiz?
Orada yazanlar sizin zulmünüze cevaplarımız,
İşimize gelmiyor diyorsanız, bilmelisiniz ki;
Bu insanlığa karşı olduğunuzu gösteren belgemiz.
Bu şiirler bana ait değil,
Harflerin, kelimeler ve cümlelerin vasıtasıyım,
Sırrımın emrini ilhamla yerine getiriyorum,
Payıma düşen görevimi yapıyorum,
Sizde size layık olanı yaptınız,
Payınıza düşeni kaptınız.
Zulmünüz son bulana kadar gönüllü kâtibim,
İlahi sır gönlüme ne fısıldıyorsa onu yazıyorum,
Fısıldayan ben değilim, zalimliğin bitmesi adına takipteyim.
Unutmayın sizin eseriniz olarak işsizim,
Asilim ve siz vekilimsiniz, görevinizi hakka, adalete,
Evrensel hukuka, insanlığa yakışır şekilde yapmadınız,
Kalkıp birde insanlık projesi Türkiye Cumhuriyeti gibi,
Laik ve örnek bir devletin rejimini değiştirmeye,
Ulus devletin ismini ne hakla yok etmeye kalkıyorsunuz?
Milletimin ve tarihin adı Türklerle nedir sizin derdiniz?
Kitapla MUHTIRA aldınız, görevi aslına iade ediniz.
Din, dil, ırk ve mezhep ayrımcılığı olmayan Anadolu’da,
Fitne ve fesat üretimi bölücü ve gerici niyetlerin ideolojilerini,
Ne diye insanların fikirlerini, niyetlerini zehirlemek adına yaydınız?
Tüm halkın yüreğinde yaşattığı milli bayramları,
Kutlamamak ve kutlatmamak, gençlere ve çocuklara unutturmak,
Nasıl bir garabetin ürünüdür ki her yıl bir bahane bulmaktan çekinmediniz.
Medya, gıda, finans ve insan terörü yetmezmiş gibi,
Bu teknoloji belasını da halkın başına siz bela ettiniz,
Tüketimle insanı bunaltarak niyetinizin hedefine ulaşacağınızı zannettiniz,
Ömrünü nöbette geçirmiş sırrı bilemediniz.
Önder Karaçay

Mobbing Bank Türk Fırtınası Sır Kitabın Yazarı
Atatürk, Önder Karaçay, Mobbing Bank Türk Fırtınası, Mahşer Tufanı, Canlı Helak, Türk Fırtınası, Türk Edebiyatı, Şair, Yazar, Şiir, Banka, Finans, Akbank, İnsanlık Devrimi, Zulüm, Milli, Feveran, Terör, Zalim, Teknoloji, Tüketim, Sır, Nöbet, Anadolu, Türkiye Cumhuriyeti, Türk, Milli Bayramlar, 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim, 30 Ağustos, Muhtıra,